GLOBAL WARMING etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GLOBAL WARMING etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2011 Cumartesi

:: NASA Araştırmacıları, 2010'un kayıt altındaki en sıcak yıl olduğunu duyurdu...




Washington -- NASA Goddard Uzay Eğitimi Enstitüsü (GISS) araştırmacıları, 2005- 2010 yılları arasındaki Küresel Yüzey Sıcaklıklarının, kayıt altındaki en sıcak tarih aralığı olduğunu duyurdu.

1880 yılından günümüze ulaşan Enstitü kayıtları dikkate alınarak oluşturulan sıcaklık modellerinde sıcaklığın hızla arttığı (1951 - 1980 yılları arasında 1,34F) görülmekte ve Sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu arttıkça sıcaklığında artacağı rahatlıkla öngörülebilmekte.

Modellerde yüzey sıcaklıkları dikkate alınmak ile birlikte okyanuslardaki etkisi El Niño-La Niña tropik döngüsündeki değişim ile de anlaşılabilmekte. El Niño-La Niña döngüsü de Pasifik okyanusu yüzey sıcaklığı ile doğrudan ilişkili...

Modellerin diğer bir kısmı ise Arktil Buz hareketleri, atmosfer sıcaklığını da içermekte. Arktik buz durumu ile son iki kış mevsiminin sert geçmesi arasında kaotik bir ilişki olduğu düşünülüyor.

Buzulların erimesi havanın soğumasına neden olmakta...

Daha fazla bilgi için;

http://www.nasa.gov/pdf/509796main_GISS_annual_temperature_anomalies_running.pdf

http://data.giss.nasa.gov/gistemp/

http://climate.nasa.gov/warmingworld/

http://svs.gsfc.nasa.gov/vis/a000000/a003600/a003674/index.html

2 Ekim 2010 Cumartesi

:: Bu yaz sıcakmıydı? NASA...



Yukarıda NASA'nın Terra uydusundan alınan 2000- 2008 yılları taban olmak üzere 20 -27 Temmuz 2010 yılındaki anomaliler görülüyor.

Yukarıda özellikle, Rusya Moskova'da 12 C'ye varan sıcaklık artışı dikkat çekerken, Ülkemizde Doğu Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinde 1-2 C sıcak artışı gözlemlenmiş, diğer bölgelerde soğuma görülmüş.


131 yıllık veriler incelendiğinde 2009 yılı 9. sıcak yıl, 2010 ise 2. sıcak yıl oldu.
Veriler sıcak yazların ardından soğuk kışlarında devam ettiği gözlemlenmiş.

Yukarıda Okyanus Yüzey sıcaklık parametresi olan El - Nino ile küresel sıcaklıklar arasındaki ilişki görülüyor.

Yukarıda ise 1951 - 1980 taban olmak üzere 2010'daki küresel sıcaklık anomalisi görülüyor. Bulunduğumuz bölgenin ısınmakta olduğu görülebiliyor.

Daha fazla bilgi için;
http://data.giss.nasa.gov/gistemp/

Kaynak: NASA

12 Eylül 2010 Pazar

:: NASA "Küresel İklim Değişiklikleri" sitesi...




NASA'nın halihazırdaki verileri ile küresek iklim değişikliklerini;
"Ana Göstergeler, Kanıt, Nedenler, Etkiler, Belirsizlikler ve Çözümler" olarak gözlemleyebileceğiniz bir site.

Veriler durmadan güncellenmesi, bir takip sitesi olmasını kolaylaştırıyor.



Örneğin göstergeler bölümünde;
Deniz seviyesi, Karbondioksit Konsantrasyonu, Küresel Yüzey Sıcaklıkları, Arktik Deniz buz yüzeyi, Karasal buz durumunu yıllara göre grafikler ile görülebiliyor;

15 Ağustos 2008 Cuma

:: NOAA, "ABD'de normalin üstünde sıcaklıklar..."


NOAA (National Oceanic and Atmospheric Administration - Amerikan Okyanus ve Atmosfer Dairesi), ABD'de, Temmuz ayında normalin üzerinde sıcaklıklar gözlemlendiğini duyurdu...
Baz alınan kayıtlar 1895'e kadar uzanıyor...

NOAA, Wildfire türünde yangınların artabileceği uyarısında bulundu...

Ayrıca Tornado ve Hurricane sayı ve şiddetinde de artışların meydana gelebileceği konusunda da uyardı...

Kaynak: NOAA

21 Ekim 2007 Pazar

:: “2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası

“2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Sayın Başkan ve Üyeleri
Sayın Başbakan
Sayın Çevre ve Orman Bakanı

Başımız dertte.
Dünya ısınıyor, iklimler değişiyor, afetlerin sayısı ve şiddeti artmaya devam ediyor.

Dünyamız çölleşmeye, açlığa, susuzluğa doğru giderken doğal dengeler bozulurken çözüm, yeşil örtüyü korumak ve genişletmektir.

Ama biz ne yapıyoruz ?
Nefes almamızı sağlayan, topraklarımızı, suyumuzu koruyan, binlerce canlının yaşam kaynağı, yuvası ormanlarımızı korumamız gerekirken sözde “yasal” yollardan satmaya çalışıyoruz.

Ormanlarımız satılık değildir.
Anayasaya aykırı, ulusa ait ormanları satışa çıkararak mülkiyet hakkını hiçe sayan ve orman talanının önünü açan 2 B orman arazilerinin satışına geleceğimiz ve çocuklarımız için hayır diyoruz.

Ormanlarımızın satılmaması hep orman kalması için; aşağıda imzası bulunan biz Ülke Gönüllüleri, başta TBMM Başkanımız, Başbakanımız ile Çevre ve Orman Bakanı olmak üzere Yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün üyelerinden, ilişikte yer alan 2 B ile ilgili çözüm önerilerimizi dikkate almalarını, 2 B orman arazilerinin satılmamasını ve tekrar 2 B’lerin yaşanmaması için gereken önlemleri almalarınız istiyoruz.

4 Ağustos 2007 Cumartesi

:: Dünyanın 2000 yılında bol tatlısu kaynağı olan bölgeleri... Yorumsuz...


Haber BBC tarafından yayınlanmış...

3 Ağustos 2007 Cuma

:: Küresel Isınma ve insan aktivitesi... V

2 Ağustos 2007 Perşembe

:: Küresel Isınma ve insan aktivitesi... IV

28 Temmuz 2007 Cumartesi

:: Küresel Isınma ve insan aktivitesi... III



Küresel ısınmayı tetikliyormuyuz, kaynakmıyız yada süreci hızlandırıcı katalizörmüyüz...

Olayı bir boyutu ile incelemek bilimsel olmayacağı için açıyı genişletmek zorunlu.

Eğer gerçekcilikten ve bilimsellikten uzak çözümler bulmak zor olacaktır.

Küresel ısınma geçmişte yine olmuş...

Bu kadar hızlı gerçekleşmiş mi?

Yavaş da olsa gerçekleşecekmiydi?

Haber dizisinin devamı...

27 Temmuz 2007 Cuma

:: İklim araştırmaları için yeni araç AIRS...


NASA'nın yeni modellemesi ile ağaçlardan, su buharı, sera gazları, ozon, havadaki tozun iklimi nasıl değiştireceğini öngörüyor...


NASA'nın kızılötesi alıcısı veya diğer ismiyle AIRS, NASA'nın Aqua uzayaracı üzerinde bulunmaktadır....

CO animasyonu için tıklayınız...

Daha fazla bilgi : http://www.nasa.gov/vision/earth/lookingatearth/airsf-20070725.html

http://aqua.nasa.gov/
Kaynak : NASA



15 Temmuz 2007 Pazar

:: Küresel Isınma ve insan aktivitesi... II

12 Temmuz 2007 Perşembe

:: Küresel Isınma ve insan aktivitesi... I

:: Küresel Isınma ve Güneş İlişkisi... I



Filmin 1. bölümünün sonuna dikkat ediniz. Güneş lekeleri ile dünya sıcaklığı arasındaki ilişki ve bunda hem fikir olanlar; NOAA, NASA, Harvard,...

11 Temmuz 2007 Çarşamba

:: Güneş aklandı mı? :)


NTVMSNBC'nin web sitesinde Güneş ‘aklandı’ başlığı ile bir haber yayınlandı.
( http://www.ntvmsnbc.com/news/413830.asp )

Haber kesin bir şekilde güneş ile küresel ısınmanın ilişkili olmadığını vurguluyor!

Bu kadar kesin bir bildirimin bilimsel olduğundan emin değilim. (Hiç emin değilim daha doğru olur :)

Haber bbc'de yer almış

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/6290228.stm

Ve aşağıdaki haber de 2004'de bbc'de yer almış!

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/3869753.stm

Güneş lekeleri güneş aktivitesinin belirtisidir ve 1645 ve 1715 yılları arasında güneş lekelerinin gözlemlenmediği bir ara dönem oluşmuş. Aynı ara dönemde Küçük buz çağı yaşanmış! Bu döneme Maunder Minumumu adı veriliyor.

Makaleden (2004'deki) bir bölümdeki ifade ;

"The data suggests that changing solar activity is influencing in some way the global climate causing the world to get warmer. This is put down to a human-produced greenhouse effect caused by the combustion of fossil fuels."

Yani etkisi yok demek çok mantıklı görülmüyor:), onun yerine etkisi insanların neden olduğu etkiden daha küçük denilebilir ki bu bile detaylı inceleme konusu...

Mesela bir tahminde bulunalım!

Güneş şuan solar minumuna doğru gidiyor (yani leke ve etkinliği en düşük duruma doğru). 1 yıl içerisinde minumumu görüp tekrar etkinlik artacak ve etkinlikle yayılan ışınım ve parçacık miktarında artış meydana gelecektir. Bu nettir. Aşağıdaki bağlantıda 11 yıllık bu döngünün nasıl gerçekleştiği ve gerçekleşecek tahmin görülmektedir. Bu durum Maunder Minumumunda değişmiştir.

http://www.sec.noaa.gov/SolarCycle/sunspot.gif

Güneşten kaynaklanan bu aktivite artışı dünyayı etkilemeyecek mi !

Aslında durumu şöyle söylemek daha doğru olur. Güneş'den gelen ışınım miktarı artarsa, sera etkisi sabitse ışınımlar yüzeyden uzaya sabit bir değerde tekrar uzaya yansıyacaktır ve küresel ısınma sadece seragazına bağlı olacaktır. Ancak güneş aktivitesini arttırırsa gelen ışınım miktarı artacak ve sabit sera gazı tarafından atmosfere hapis olan ışınım miktarı artacaktır! Yani sera gazı artmasa bile, güneş etkinliğinden dolayı sera etkisi daha da artacaktır.

Önümüzdeki 7 yıl boyunca güneşden gelen ışınım miktarı artacak ve bunun sera gazından bağımsız olacağını söylemek tersini söylemekten çok daha kolay...

Bu arada NASA güneşe son 4 senedir, uluslararası uzay istasyonundan sonra en büyük yatırımlarını yaptığını da söylemek gerek!

( http://sec.gsfc.nasa.gov/sec_missions.htm )

Aşağıdaki açıklama da NASA'dan

"As to the shorter-term 11-year cycles, they may dampen or amplify the affects of global warming on a year-to-year basis."

(Adres : http://earthobservatory.nasa.gov/Library/SORCE/sorce_04.html )

Bu bağlantıda UV radyasyonun, güneş döngüsü ile belirgin biçimde nasıl arttığını ve okyanus sisteminin soğurulduğu da anlatılıyor...

Akla yatkın olmayan bir şey söylemek gerek! Kışın dünya güneşe en yakın konumunda olduğunda (günberi) güneşten daha fazla ışınım aldığı halde sıcaklık bu mevsimde dünya genelinde yükselme eğilimi göstermez ancak temmuzda (günöte) dünya daha fazla ısınır ve bunun sebebi okyanusların ısı sığası ve güneşe olan ek 5 milyon km yaklaşmadır. Yani güneşten alınan radyasyon miktarı arttığında tabiki dünyada ısınır! ( http://inosci.blogspot.com/2007/07/gneten-ek-s-kayna.html ). Söylemek istediğim etkilerin gözlemlenme süresi bir toplamın etkisidir ve tam tersi bulgular yada belirli bir aralıkta hiç bir bulguya da rastlanamayabilir.

Birde güneşin tam çevriminin 22 yıl olduğu bir sürede 20 yılda birşey görememeyi beklemek daha mantıklı gibi...

NASA şuan AIM adı verilen güncel bir araştırma üzerinde. Bu araştırma yüksek enlemlerde gerçekleşen stratosferik, gece bulut parlamaları,kutup buzları arasındaki ve güneş arasındaki ilişki araştırılıyor.

Aşağıdaki resimde ise 1700 ile 1950 tarihleri arasında kuzey yarımküredeki karaların ısınması ile güneş döngüleri arasındaki ilişki görülüyor. Haberin kaynağı NASA ve başlık "Sun's Output Increasing in Possible Trend Fueling Global Warming, makale 2003 yılında yayınlanmış.

Resime bakın ve ilgiyi görmeyin :)


Burada önemli olanın yayınlanan haberin olması ve kesin bir dil ile duyurulmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. İhtimalleri kullanmak daha mantıklı (aksi için yukarıdaki bbc bağlantılarını inceleyiniz...)


"Güneşin akltivitesi ile dünyamızın ısınması arasında bir ilişki de mevcut" ve bunu 7 yıl içerisinde bol bol duyacağız.

7 Temmuz 2007 Cumartesi

:: Güneşten ek ısı kaynağı...

ABD'nin batı kıyılarındaki cehennem gibi sıcakların bir kaynağınında günöte durumundan kyanaklanacağı düşünülüyor.

Dünya bu tarihte eskisine oranla daha fazla ışınım alıyor...

Dünyanın 7 Temmuzdaki günöte durumu dikkate alındığında dünyayı %7 oranında daha fazla ısıtıyor.

Günöte durumunda dünya, güneşe 5 milyon kilometre uzakta bulunuyor...

Ocak ayında 147.5 km olan mesafe, Temmuz ayında 152.6 km olmakta. Bu ise dünya üzerinde 2.3 derece sıcaklık farkına neden oluyor...

Buda değerlendirildiğinde güneşten en uzak durumda en sıcak duruma geliniyor, evet garip gelebilir ama biriken sıcaklığın depolandığı durum olarak düşünebilirsiniz. En uzakta en sıcak durum bulunmuş oluyor.

Bunun en önemli sebeplerinden biri dünyadaki okyanus ve kara dağılımlarının farklı olması...
Karaların büyük bölümü kuzey yarımkürede dolayısıyla okyanuslarda güney yarımkürede ve güneyde daha fazla su bulunuyor...

Ocak ayında dünya sıcaklığı hafifçe yükseliyor (toplam sıcaklık), çünkü tüm yüzey bu yakınlaşmadan etkileniyor.
,
Burada önemli olan kavram "ısı kapasitesi". Çölü düşündüğünüzde çöldeki sıcaklık gece 36 dereceyken, sabah birden bire 38 dereceye fırlar. Çok çabuk değişme karakteri, çöldeki kayalar ve kumun düşük ısı kapasitesine sahip olması, yani başka bir şekilde ifade edecek olursak ısıyı diğer metaryellere göre daha az depo edebilmesi.

Su ise farklıdır. Su yüksek bir ısı kapasitesine sahiptir.

Deniz ve okyanus yakınlarındaki kentlerdeki ısıcaklığın gün içerisinde ani olarak değişmemesinin sebeplerinden biride bu.

Ocak ayındaki yakınlaşmadan dolayı dünya daha fazla ışınım alıyor ve okyanuslar bu ışınımı daha fazla depoluyor. Okyanusların güneyde olması bu etkiyi daha da arttırıyor (23 derece 27 dakikalık tilt açısı düşünüldüğünde, 90 dereceye yakın gelen ışınım miktarı da artıyor...)

Diğer bir taraftan kepler'in 2.yasası dikkate alındığında günberi durumunda dünya, güneşe göre daha yüksek bir açısal hız ile yoluna devam eder, buda güneyde yaz ayının 2-3 gün kısa olmasına neden olur. Geriye kalan zaman kuzeye ait olacağından okyanuslardaki depo edilen enerji yavaş yavaş sisteme tekrar aktarılacaktır.

Görüntü : Anthony Ayiomamitis, Atina /Yunanistan

Daha fazla bilgi : http://www.spaceweather.com/glossary/aphelion.html
http://www.bridgewater.edu/%7Erbowman/ISAW/PlanetOrbMain.html

Kaynak: Spaceweather / NASA's Jet Propulsion Laboratory

:: Karbon profiliniz kaç puan?!

İklime olan etkinizi bağıl bir şekilde görmek isterseniz aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak testi tamamlayın. Sonuçta elde ettiğiniz değer size hangi oranda iklimi etkilediğinizi kabaca verecek.

150 ile 900 arasında değer alan skor, ABD'de ortalama 325 iken Kanada'da 305...

Benim sonucum 211 çıktı (Ne kadar doğru ve bağıl olduğu tartışılsa da).

http://www.earthlab.com/carbonProfile

http://www.liveearth.org/

:: Küresel Isınma.



Madonna'nın küresel ısınmaya dur demek amaçlı düzenlenen "Live Earth" konserleri için hazırladığı parça.

29 Haziran 2007 Cuma

:: NASA Uydusu AIM, gece parıldayan bulutların (NLCs) görüntülerini gönderdi...

Dünya yüzeyinden yaklaşık 80 km yukarıdaki bu gizemli bulutların sırlarını çözmek için gönderilen uydu ilk görüntülerini gönderdi...

AIM (Aeronomy of Ice in the Mesosphere) 70 derece kuzey enleminden 25 Mayıs'da ilk gözlemini yaptı...

Bu gizemli bulutlar kutup bölgesindeki mezosferik bulutları inceliyor. Aşağıdaki görüntü 6 haziranda kuzey avrupadan alınmış...

Kuzey kutup bölgeside yaz ayları mayıs ayının ortası ile ağusyos ayının sonları arasına isabet ediyor ve bu sürede dünya atmosferinin mezosfer katmanında bu gizemli bulutların sayısında artış gözlemleniyor.

Bu bulutların kutup bölgeleri üzerinde oluşumları ile ilgili çok az bilgiye sahibiz.

Düşük enlemlerde bu bulutlar daha sık oluşuyor. (Etiket NLCs).

NASA ve Hampton Üniversitesi bu bulut oluşumları, atmosfer ve iklimin geneli arasında bir ilişki olduğunu ve bir gösterge olabileceğini düşünüyor.


Kasımda güney yaz sezonu açılana değin AIM kuzey yarımküreyi izleyecek...

Daha Fazla bilgi : http://aim.hamptonu.edu/

Kaynak : NASA