http://www.esa.int/Our_Activities/Observing_the_Earth/Highlights/Africa_s_ups_and_downs
7 Ağustos 2013 Çarşamba
:: Yeryüzündeki Yükseklik Değişimlerinin Tespiti (ESA - INSAR...)
http://www.esa.int/Our_Activities/Observing_the_Earth/Highlights/Africa_s_ups_and_downs
19 Mayıs 2011 Perşembe
11 Mart 2011 Cuma
:: Güneş Aktivitesi - Japonya Depremi arasında bir ilişki olabilirmi?



Bugün itibariyel geriye dönük İyonosferdeki Elektriksel Potansiyel durumu!Bu aktivitenin yoğunlaştığı bir dönemde (en şiddetli patlamalardan birisi depremden yaklaşık 24 saat önce gerçekleşti.) büyük bir depremin gerçekleşmesi, iki olgu arasında bir ilişki olabilirmi diye düşündürüyor.
Patlamanın ikincil etkisi ise Patlama sonucunda Güneş yüzeyinden kopan yüklü parçacıkların (CME) 1-3 gün arasında Dünyaya ulaşarak, Dünya manyetik alanını etkilemesidir.
Kısacası Depremler ile Dünya Manyetik Alanı arasında bir ilişki mevcut ise (ki bu etki beklenebilir, çünkü Dünya Manyetik alanı, Dünyanın dönüşü, Kokveksiyon akımları ile ilişkili olduğu modelleniyor.), Dış bir manyetik alan - Manyetik alanı ve konveksiyon akımlarını kaotik bir şekilde tetikleyebilir/etkileyebilirmi (Şiddet olarak çok düşük kalabilir ancak tetiklemez demek ne kadar mümkün...)
Ayrıca NASA, 2008 yılında, Atmosferin Üst Kısımlarındaki serbest elektron yoğunluğu TEC (Total Electron Content) ile deprem arasında bir ilişki gördüğünü belirten bir makale yayınladı (http://inosci.blogspot.com/2008/06/iyonosfer-deprem-tahmin-modeli.html), TEC birinci dereceden Güneş tarafından etkilenir!
TEC, Dünya Manyetik alanından etkileniyorsa, TEC Güneş Patlamarından etkileniyorsa, Dünya Manyetik alanı ve Güneş Patlamaları arasındada etki bilindik ise. Manyetik alan ve Deprem arasında ilişki hangi genlik ve frekansda gerçekleşir...
Bu analojik olarak çalışan bir motorun rotorunun/statorunun veya sargılarından bir bölümünün dış bir manyetik alan tarafından etkilenerek motor devrinde bir değişiklik meydana gelmesi olarak bezetilebilir...
Her güneş patlamasında bir deprem beklemekte bu kaotik yapı içerisinde mümkün değil. Ancak etki-tepki mekanizması çok basit olsaydı Depremlerin zamanını zaten tahmin edebilirdik!
Ayrıca bu yazıdan sonra Güneş Patlamaları ile Tsunami arasında bir ilişki olabilir dediğimizde kaotik yapının nasıl ilişkilendirilebileceğini daha iyi anlayabiliriz...
Dünyanın Manyetik Kutuplarının neden döndüğünü henüz bilmediğimizi de düşünürsek, kaotik etkileride hesaba katmak gerekebilir (Dünya dışı da dahil...)...
Konu ile ilgili Harvard'da yayınlanmış Bilimsel bir makale;
http://adsabs.harvard.edu/abs/2007AGUSMIN33A..03J
Makale 1991-2007 tarihleri arasında 4 şiddetindeki depremler ile, GOES ve SOXS uydularının verdiği Güneş Patlama verileri kullanılarak. Güneş patlamarı ile Depremler arasındaki ilişki incelenmiş. Çalışmada patlama ile deprem arasındaki süre incenmiş.
Ve sonuçlarda Güneş patlamasının şiddeti ile geçen ara süre sonundaki depremler arasında bir ilişki gözlemlenmiş.
Diğer bir makale;
http://adsabs.harvard.edu/abs/1967E%26PSL...3..417S
Demokritos Üniversitesinden bir makale;
http://arxiv4.library.cornell.edu/pdf/1012.3585
Tayvan Uzay Bilimleri Enstitüsünden bir makale;
www.ss.ncu.edu.tw/~jyliu/paper/2010129.pdf
* Dünyanın bulunduğu yeri gösteriyor.
Gerçek zamanlı Dünya Manyetopoz durumu.
INNOVATION SCIENCE LABS
:: Japonya. 8.9 Şiddetinde deprem.
Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, Tüm Pasifik çapında Tsunami uyarısı verdi;
Uyarı listesi;
Japan, Russia, Marcus Is., N. Marianas, Guam, Wake Is., Taiwan, Yap, Philippines, Marshall Is., Belau, Midway Is., Pohnpei, Chuuk, Kosrae, Indonesia, Papua New Guinea, Nauru, Johnston Is., Solomon Is., Kiribati, Howland-baker, Hawaii, Tuvalu, Palmyra Is., Vanuatu, Tokelau, Jarvis Is., Wallis-futuna, Samoa, American Samoa, Cook Islands, Niue, Fiji, New Caledonia, Tonga, Mexico, Kermadec is, Fr. Polynesia, Pitcairn, Guatemala, El Salvador, Costa Rica, Nicaragua, Antarctica, Panama, Honduras, Chile, Ecuador, Colombia, Peru
3 Ekim 2010 Pazar
:: Marmara Denizinde Hafif Şiddetli Deprem...
Bugün Akşam 20:49 ve 21:24 saatlerinde, Marmara Denizi Merkezli 2 adet,
hafif şiddetli deprem meydana geldi.
Tarih Saat Enlem(N) Boylam(E) Derinlik(km) MD ML MS Yer
---------- -------- -------- ------- ---------- ------------ -----------
2010.10.03 21:24:49 40.8487 28.1878 3.2 2.5 -.- -.- MARMARA DENİZİ
2010.10.03 20:49:02 40.8468 28.1102 11.2 -.- 4.4 -.- MARMARA DENİZİ
19 Nisan 2009 Pazar
29 Temmuz 2008 Salı
:: USGS (Amerikan Jeoloji Ajansı), InSAR sistemi...
Satellite Radar Interferometry), yörüngedeki InSAR uyduları (ERS1, ERS2, JERS, IRS ve Radarsat) ile elde edilen radar verilerinin zaman eğrisi ile karşılaştırılarak 3 boyutlu modeller elde edilmesi prensibine dayalı...
Elde edilen bu 3-boyutlu modeller sayesinde, yeryüzünde gerçekleşen hareketler gözlemlenerek olası deprem ve volkan olayları tahmin edilebilir...
Yukarıdaki görüntü, Güney kızkardeş volkanı bölgesinden (Oregon/ABD) alınan Interferogram...
InSAR teknolojisinin yanında GPS'de kullanıldığında daha da yüksek çözünürlüklü haritalar elde edilebiliyor...
Aşağıda çok iyi bilinen bir Kaldera olan Yellowstone'un GPS istasyon haritası...
Kaynak: USGS
8 Haziran 2008 Pazar
:: İyonosfer Deprem Tahmin Modeli...
Buna göre atmosferdeki toplam elektron yoğunluğu (TEC) ile depremler arasında bir korelasyon olduğu tekrar doğrulandı.
Bu durumun olası sebebinin, tektonik tabakaların kırılmaya başlaması ile yer altındaki elektron dağılımının değişmesi olarak yorumlanıyor.
Kaynak : http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/7435324.stm
Aşağıda gerçek zamanlı TEC durumu (NASA-JPL)
Biz araştırmalarımızda, TEC değerinin güneşin etkilerine göre değişimini inceliyoruz. Ancak ağırlıklı olarak güneş ile ilişkisini...
Bu etkilerin başlıcaları; güneş lekelerden kaynaklı ışıma şiddeti artışının yanında, güneş üzerinde meydana gelen manyetik değişimlerin neden olduğu CME durumlarına göre iyonosferde ani değişiklikler meydana getirmesi olarak özetlenebilir.
Yaklaşık 3 aydır TEC değeri düştü bunun en belirgin sebebi güneşin solar minumum durumuna geçmesi.
Aslında solar minumum durumunda iyonosfer/deprem ilişkisini ortaya çıkartabilmek daha kolay olabilir. Çünkü güneşin etkileri minumum oluyor.
TEC yoğunluk artışı, genel olarak ekvatorda iki deve hörgücü şeklinde (kuzeyde ve güneyde) güneş yanığı gibi (iyonize olan elektronlardan dolayı) görülüyor.
Fakat bu yoğunluk dağılımı Dünya'nın her yerinde coğrafi duruma bağlı olarak belirgin değişiklikler gösteriyor.
TEC değerini GPS sinyallerinin şiddetinden modellenebiliyor. Ancak TEC değerini daha iyi okunabileceği yer ve uydu tabanlı sistemler üzerinde çalışılıyor...
İyonosferik modeller ile deprem tahmin etmek yeni bir çalışma olmamakla beraber umut vaat etmekte;
Aşağıdaki bağlantıda NASA JPL'in 1999-2000 yıllarında yaptığı çalışmaya ulaşabilirsiniz;
http://trs-new.jpl.nasa.gov/dspace/bitstream/2014/39335/1/06-0888.pdf
7 Haziran 2008 Cumartesi
:: İstanbul'da hafif şiddette deprem.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, Gerçek zamanlı deprem izleme ekranı :
http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/default.htm
Son deprem listesi :
http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst9.asp
21 Aralık 2007 Cuma
:: 20 ARALIK 2007 BALA-ANKARA DEPREMİ...
20 Aralık 2007 tarihinde yerel saat ile 11:48’de büyüklüğü Ml=5.7 olan orta şiddette bir deprem meydana gelmiştir. Depremin dış merkezi (39.43 K- 33.07 D) Bala-Ankara yakınlarıdır. Depremin dış merkezine en yakın yerleşim birimleri Bala ilçesinin güneybatısındaki yerleşim birimleridir. Deprem başta Ankara ili Bala ilçesi olmak üzere Haymana, Karakeçili, Çelebi, Kulu, İkizce, Yenice ve yakın çevresinde kuvvetlice hissedilmiştir.
DEPREMİN DIŞ MERKEZİ ve BÖLGEDE BİLİNEN AKTİF FAYLAR
Deprem dış merkeze yakın köylerde özellikle geleneksel yapı tarzındaki yığma-kerpiç yapılarda kısmen de olsa hasara neden olabilir. Bu depremden sonra bölgede hafif şiddette artçı depremlerin olması beklenebilir. Artçı depremler zaman içersinde sıklıkları ve büyüklükleri azalarak birkaç gün devam edebilir. Bölge genel anlamda Anadolu Bloğunun iç deformasyon alanıdır. Bölgede aktif tali kırıklar mevcuttur ve bu kırıklar orta büyüklükte depremler üretebilirler. Bölgedeki deprem oluş düzeni Deprem Dizileri şeklindedir. Deprem dizleri bölgede bulunan aktif fayların uzunluklarına ve miktarlarına bağlı olarak büyüklüğü genel olarak M=4.7-5.7 arasında depremler üretirler. Özellikle son iki senedir bölgede devam eden deprem etkinliğini bu şekilde yorumlanabilir. Bugün meydana gelen deprem, bu dizinin şu ana kadar olan en büyük depremi olup, bu depremi takiben bölgede özellikle M=4.5-4.7 büyüklüğüne varabilecek artçı depremler beklenmelidir. Vatandaşlarımızın panik yapmadan ve artçı depremlerin olması olasılığına karşı tedbirli olarak günlük yaşantılarına devam etmeleri, asılsız ve bilimsel dayanaktan yoksun açıklamalara ve söylemlere karşı duyarlı ve dikkatli olmaları gerekmektedir.
Kaynak : Boğaziçi Kandilli Rasathanesi
3 Kasım 2007 Cumartesi
:: Prof.Dr. Naci Görür: Marmara fokur fokur kaynıyor...
İSTANBUL Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Naci Görür, Marmara Denizi’nin bin 200 metre derinliğinde 7 saatlik inceleme yaptığını belirterek, “Denizin altındaki kırık, İstanbul’un nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça göstermektedir. Marmara’nın altında tıpkı 99 depremi öncesindeki belirtiler mevcut. Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor'' dedi.
Prof.Dr. Görür, Bolu’daki Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Deprem, Binalarımız ve Önlemler’ konulu konferansta, ‘Beklenen Marmara Depremi ile İlgili Deniz Altı Araştırma Sonuçlarında Son Durum’ konulu bir sunum yaptı. Bolu Vali Yardımcısı Hüseyin Doğan, AİBÜ Rektörü Prof.Dr. Atilla Kılıç, bilim adamları, oda temsilcileri ile mimar ve mühendislerin de katıldığı konferansta konuşan Prof.Dr. Görür, Marmara Bölgesi’nin deprem bakımından dünyanın en aktif bölgelerinden biri olduğunu söyledi.
99 MARMARA DEPREMİ İSTANBUL’U TOPUN AĞZINA İTMİŞTİR
1999 Marmara Depremi olmasaydı, Marmara Bölgesi’nin şu an büyük bir risk altında olmayacağına dikkat çeken Prof.Dr. Görür, “99 depremleri Marmara Bölgesi’ni ve İstanbul’u topun ağzına itmiştir. Kuzey Anadolu Fayı’nın, depremleri batıya taşıma özelliği bulunuyor. 99 depremleri Marmara’nın altındaki kabuğu yükledi. Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzeyindeki kara kütlesi her yıl güneyine doğru 2.5 santim hareket ediyor. 2.5 santim hareket demek, 55 saniye süren 99 depreminde Adapazarı’ndan Gölcük’e olan kara kütlesini batıya doğru 5.5 metre itelemesi demek. Yılda 2.5 santim batıya doğru gitmesi gereken blok, 55 saniyede 5.5 metre aniden Marmara’nın kabuğuna doğru itilmiş vaziyette. Bu da, Marmara altındaki kabuğun 250 senede biriktireceği enerjiyi 55 saniyede biriktirmesine neden olmuştur'' dedi.
1999 DEPREMİ ÖNCESİ BELİRTİLER MEVCUT
Marmara Denizi’nde araştırma gemileriyle yapılan çalışmalarda tabandaki fayların belirlendiğini, yapılan sismik ölçümlerle denizin altının röntgeninin çekildiğini söyleyen Prof.Dr. Görür şöyle konuştu:
“Marmara Denizi’nin 1230 metre derinliklerine yapılan 30 dalışla fayın üzerinde inceleme yaptık. Fayın kalp atışlarını duymak için fay boyunca aletler yerleştirdik. Denizin altındaki kırık, İstanbul’un nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça göstermektedir. Marmara’nın altında tıpkı 99 depremi öncesindeki belirtiler mevcut. Marmara’nın altındaki fay boyunca su çıkışları, metan gazı, petrol ve gaz hidrit çıkışları mevcut. Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor.''
DEPREM SİYASİ BİR İŞ DEĞİLDİR
Son derece aktif olan bu fayın dünyanın çağdaş ve insan hayatına önem veren ülkeleri tarafından mutlaka gözlem altına alınacağını ifade eden Prof.Dr. Görür, “Faydaki akışkanların nitelik ve niceliklerin sürekli incelenmesi gerekir. Kurulacak gözlem istasyonundan yapılacak araştırmalar deprem felaketinin habercisi olabilir. Marmara’da bu kadar büyük bir deprem beklenildiği halde 350 bin liralık bir sensör alıp gözlem istasyonu kuramıyorsunuz. Lale için milyarlarca lira harcayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ne de İstanbul Valiliği 350 bin YTL vermedi. Ben hayatımı tehlikeye atarak, Marmara’nın 1200 metre derinliğinde deniz altında 7 saat inceleme yaptım. Deprem; siyasi, particilik ve ideolojik bir iş değildir. Ne bu günkü ne de geçmişteki Türk hükümetlerinin hiçbiri deprem konusunda gerekeni yapmamış ve sınıfta kalmışlardır'' dedi.
HÜKÜMETİN GÖREVİ TEDBİR ALMAKTIR
1999 Marmara depremi öncesinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin, bu bölgede deprem beklendiği yönünde hazırladığı raporun göz ardı edilmesi sonucu 20 bin insanın öldüğünü vurgulayan Prof.Dr. Görür, “Bütün araştırmalar beklenen Marmara depreminin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyarken, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin görevi gerekli tedbirleri almak değil midir? İstanbul’daki mevcut yapı stoğunun büyük bir depreme dayanamayacağı da belli. O halde mevcut binaları güvenilir hale getirmek için daha ne bekliyorsunuz? Bu güne kadar hazırlanan 5 yıllık kalkınma planlarında hiçbir kent için deprem güvenliği ile ilgili bir tasarı bulunmamaktadır. Kuzey Anadolu Fayı’ndaki kırılma 1939’dan itibaren doğuya doğru geldi. Bu fayda en son deprem hangi bölgede olduysa, oranın batısı hedef haline gelmiştir. En son 99 depremi Gölcük’te olduğuna göre, oranın batısı Marmara Denizi ve çevresi şu an için büyük bir risk altındadır'' diye konuştu.
22 Ağustos 2007 Çarşamba
ABD Jeoloji Kurumu, 1999 İzmit Depremi incelemesi...
Deprem ile ilgili raporu görmek için tıklayınız (.pdf).
Kaynak : USGS [ United States Geological Survey (USGS) ]
:: Geçek Zamanlı Sismoloji verileri...

http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/default.htm
Son deprem listesi :
http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst9.asp
Türkiyedeki depremler ile ilgili bilgi almak için:
http://www.deprem.gov.tr/
14 Nisan 2007 Cumartesi
:: Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi...
Gerçek zamanlı olarak bu siteden takip edebilirsiniz...
http://www.tsunami.noaa.gov/
Kaynak : NOAA
20 Şubat 2007 Salı
10 Aralık 2006 Pazar
:: Guardian: İstanbul depremi fakirleri vuracak
İngiltere’nin saygın gazetesi The Guardian, İstanbul ile ilgili bir deprem dosyası hazırladı. İstanbul’a gelerek deprem uzmanları ve sosyologlarla görüşen Ian Traynor, 2030’a kadar 7.6 şiddetindeki depremin İstanbul’u vurma olasılığının yüzde 65 olduğunu yazdı.
İşte dosyadan ürkütücü başlıklar:
Kentte konutların yüzde 65’i deprem kurallarına uygun değil.
Kentin kuzeyi sert kaya olduğu için lüks konutlar hep orada inşa ediliyor. Bölgelerde konut fiyatları tavana vurdu...
Yani 1.6 milyon konutun olduğu İstanbul’da deprem, fakirleri vuracak.
Dünya Bankası milyonlarca dolar aktarıyor. Ancak insanlar acı gerçeği kabullenmek ve önlem almak yerine kendilerini kadere teslim ediyor.
Büyük bir deprem için tüm hazırlıklarını yapan Tokyo ve Los Angeles’ın aksine İstanbul’u gerçek bir felaket bekliyor.
Kaynak : Nethaber
