19 Mayıs 2007 Cumartesi

:: Pardus...

Pardus, Tübitak’ın desteği ile hayat bulan tamamen Türkçe bir GNU/Linux dağıtımıdır. Kullananların internet ortamında her türlü desteği bulduğu, kullanıcı dostu, ilk çıktığından bu yana bilgisayar kullanıcıları arasında hızla kullanılıp yaygınlaşan, ücretsiz bir işletim sistemidir. Bu kitapla, hiç GNU/Linux kullanmamış okuyucuları başlangıç seviyesinden alıp üst seviyelere getirmek amaç edinilmiştir
Yeni ve Pardus’un kendine özgü masaüstünü tanıtıp işletim sistemine olan aşinalığı artırmak, kullanımına yönelik ipuçlarıyla Pardus’u kullanmayı zevk haline getirmek, temel donanım ve yazılım konularında açık kapı bırakmamak amaç edinilmiştir. Halihazırda Linux kullanmakta olanların da faydalanacağı bu kitapta;

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından gerçekleştirilecek olan Sayısal Kayıt, Arşiv ve Analiz Sistemi (SKAAS), kullanıcı bilgisayarları ve sunucular için işletim sistemi tercihini Pardus yönünde kullandı.

Kurulacak sistem ile Türkiye'de yayın yapan ulusal ve yerel 210 televizyon ve 860 radyo yayınını sayısal ortamda Pardus arşivleyecek..

RTÜK tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK UEKAE tarafından gerçekleştirilecek olan SKAAS ile ilgili sözleşme 21 Şubat 2007 tarihinde imzalanmıştı. Türkiye’de radyo ve televizyon yayıncılığı alanında karasal sayısal televizyon deneme yayınına geçilmesiyle başlayan teknolojik dönüşüme paralel olarak, RTÜK yayınları izlemekte ve kaydetmekte kullandığı teknik sistemi yenileyeceğini 2006 yılı başında ilan etmişti. RTÜK merkezinde halen eski teknoloji kullanılarak kaydedilen ve arşivlenen radyo ve televizyon yayınlarının bundan böyle yeni kurulacak SKAAS ile arşivlenip, analiz edilecek. SKAAS Sistemi'nin devreye girmesiyle, Ankara’daki RTÜK merkezinde uydu, kablo ve karasal ortamdan alınan 100 televizyon ve 100 radyo yayını ile yurt çapındaki 258 il ve ilçeden yayın yapılan toplam 210 televizyon ve 860 radyo yayınının, yani tüm yayınların sayısal ortamda kayıt edilmesi, arşivlenmesi, izlenmesi ve analizi sağlanacak.

Pardus Kitabı...

* Pardus’a Giriş
* Pardus Kurulumu
* Pardus Masaüstü, Dosya Sistemi,
* Ayarları
* Ağ Ayarları, İnternet’e Bağlantı
* Depolama Aygıtları Yönetimi
* Sistem Araçları ve Ayarları, Tasma
* KDE Masaüstü ve Uygulamaları
* Linux Konsolu
* Windows ve Pardus Program Eşleştirmesi
* OpenOffice: Write, Base, Writer,
* Calculator, Math, Draw, Impress
* Pisi Paket Sistemi
* USB Modem Kurulumu

gibi konular GNU/Linux dünyasına ilk adımlarını atacaklar için oldukça anlaşılır bir tarzda Talat Uyarer tarafından kaleme alınmıştır. Kitapla beraber ücretsiz Pardus Kurulum CD’si verilmektedir.
Kitap için ilgili adres

:: 3-Boyutlu Güneşlekesi... (956)

3-boyutlu gözlük kullanarak güneşlekesi 956'yı 3 boyutlu izleyebilirsiniz...

M-Sınıfındaki patlamanın gelecek 24 saat içerisinde etkisi %15 artacak...

Fotoğraf Hollandadan Emiel Veldhuis tarafından alınmış...

(Büyütmek için fotoğrafın üzerini tıklayınız...)

Kaynak : Spaceweather.com

:: 19 Mayıs, Venüs ve Ay Yakınlaşması...


19 mayıs 2007 tarihinde saat 19:30 da başlayacak gözlem için Astom herkesi davet ediyor...

:: Hubble Halka şekline karanlık madde keşfetti...

(Büyütmek için resmin üzerini tıklayınız...)

Halka bir galaksi kümesinde keşfedildi (Galaktik büyüklükte...)

Bu halka şeklindeki karanlık madde nedeniyle bu bölgede ışınım görülmüyor... (Arkadan gelen ışınımı perdeliyor...)

Bu görünmez biçimdeki madde bilinen maddeden farklı...

Bu karanlık madde bir hava yastığı gibi genişlemekte...


Daha fazla bilgi için tıklayınız : http://www.nasa.gov/mission_pages/hubble/news/dark_matter_ring_feature.html

Yorum : Sanki merkezi başka bir patlamadan saçılıyormuş gibi...

18 Mayıs 2007 Cuma

:: Küresel ısınma Karadeniz'i Akdeniz yapacak...

Akdeniz'de yaşayan, Karadeniz ve Marmara'da 20 yıl önce nadir görülen sardalye, kupes ve salpa gibi balıklar, artık bu denizlerde daha sık görülmeye başlandı Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından hazırlanan ''Küresel Isınma ve Türkiye Denizleri'' raporunda, küresel ısınma nedeniyle Karadeniz'in giderek Akdenizleştiği belirtilerek, ''Karadeniz'de özellikle soğuk mevsimlerde hamsilerin kuzeye yaptıkları göçler ya azalacak ya da duracaktır. Bu da ülkemize zarara ve birçok balıkçı ailenin işsiz kalmasına yol açacaktır'' denildi.

TÜDAV'ın resmi internet sitesinde yayınlanan ''Küresel Isınma ve Türkiye Denizleri Raporu''nda, ulusal iklim değişimi çalışmalarına göre geçen yüzyılda deniz seviyesinin küresel ölçekte 10-20 santimetre yükseldiği, bu yüzyılda ise deniz seviyesinin 40-60 santimetre daha yükseleceğinin öngörüldüğü belirtildi.

Bunun ağırlıklı olarak küresel ısınmadan kaynaklandığının vurgulandığı raporda, bu değişimden en çok Maldiv ve Tuvalu gibi ada devletlerin etkileneceği, Bangladeş'te ise toplam ülke alanın yüzde 12-28'sinin kaybedileceği vurgulandı.

-TÜRKİYE'DE NELER OLACAK?-

Türkiye'de küresel ısınmanın denizleri çok yönlü etkileyeceğinin belirtildiği raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Küresel ısınmanın denizlerimize etkisini sadece biyoçeşitlikteki değişime indirgeyemeyiz. Bozulan atmosferik ritm ile denizlerimizde daha farklı bir rüzgar ve akıntı sistemi ortaya çıkacak, bazı limanlarımızda ulaşım aksayacak, balıkçı filolarımızın ve her türlü deniz araçlarının seyri zorlaşacak, balık çiftlikleri şiddetli dalgalara maruz kalacak, adalara ulaşım aksayacak, deniz ortamı kara alanından daha riskli bir hal alacaktır. Böylesi bir felakete hazırlıklı olanlar denizlerde bayrak gösterirken hazırlıksız yakalananlar ya ciddi acılar yaşayacak ya da karaya hapsolarak denizi seyretmek zorunda kalacaktır. 27 ilimizin deniz kıyısında olmasından dolayı bu illerimizdeki kıyı yapıları, balıkçılık, turizm gibi ticari faaliyetleri ciddi zarar görecektir.

Nüfus artışının yüzde 2,1 olduğu ülkemizde denizlerimiz hala bir protein deposu iken küresel ısınma ile ortaya çıkacak sorunlar geleneksel balık avcılığına, av türlerine ve yöntemlerine ciddi bir darbe vuracaktır. Bununla birlikte bunun hangi bölgelerde ve hangi şiddette olacağını şimdiden söylemek mümkün değil. Hazırlık ise yok.''

-AKDENİZ TROPİKALLEŞİYOR-

TÜDAV'ın raporunda, Süveyş Kanalı yoluyla birçok türün Akdeniz'e girdiği ve hala girmeye devam ettiği belirtildi.

Akdeniz'de bulunduğu bilinen 650 balık türünden 90'ının havzanın yeni müdavimleri olduğu ifade edilirken bunlardan 59 türün Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz'e girdiği vurgulandı.

Halen 300 civarında Kızıldeniz kökenli denizel türün Akdeniz'de olduğuna işaret edilen raporda, ''Ülkemiz sularında tespit edilen Hint Okyanusu kökenli balıkların sayısı şimdiden 30'un üzerindedir ve bunların arasında ticari değere sahip olanlar balıkçılarımızca avlanmaktadır. Sadece İskenderun Körfezi'nde avlanan yabancı türler toplam avın yüzde 20'sini oluştururken bu oranın yakın zamanda artması beklenmektedir'' denildi.

Bu türlerin Doğu Akdeniz'e girmesi ve koloni oluşturup yerli türlerle alan rekabetine girmesinin ana nedenlerinden birinin Akdeniz'deki su sıcaklığının artışı olduğunun belirtildiği raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Akdeniz'de artık tropikalleşme yaşanmaktadır ve bu tüm havzayı etkilemektedir. Daha şimdiden, tropikal türlerden olan ve katil yosun olarak bilinen caulerpa taxifolia türü yosun ile bir çok balık havzada başarılı bir şekilde gelişmekte, hatta alan kazanmaktadır. Çünkü Batı Akdeniz'de son 10 yılda yüzey suyu sıcaklığı 0,2 santigrat derece artmıştır. Bu artış 13 santigrat gibi sabit bir sıcaklıkta yaşamaya alışan derin deniz balıkları için tehdit oluşturmaktadır. Akdeniz içinde Doğu Akdeniz her zaman daha sıcak bir bölge olmuştur. Öyle ki, bazen yaz aylarındaki yüzey suyu sıcaklığı 28-29 santigrat dereceyi bulur. Bu sıcaklıklar kış aylarında bile her zaman 20 santigratın üstünde su sıcaklıkları bildiğimiz tropik denizleri yansıtmaktadır.''

-KARADENİZ, AKDENİZ OLUYOR-

Raporda, Akdeniz'de deniz suyundaki sıcaklık artışlarının göçmen türler için de tehlikeli olduğu belirtildi. Bu değişimin devam etmesi halinde sıcaklık artışına duyarlı olan veya dar sıcaklık aralıklarında üreme yeteneğine sahip deniz türlerinin üreme dönemlerinin değişmesi ve dağılım alanlarının alt üst olmasının kaçınılmaz olduğunun vurgulandığı raporda, ''Son yıllarda Orta Akdeniz ve Ege Denizi'nde de görülen yumuşak mercanların (Gorgonlar) ölümü de küresel ısınmayla ilintilidir'' denildi.

Akdeniz'de yaşayan, Karadeniz ve Marmara'da 20 yıl önce nadir görülen sardalye, kupes ve salpa gibi balıkların bu denizlerde daha sık görülmeye başlandığına da dikkat çekilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Hatta bu balıkların İğneada gibi Batı Karadeniz'de avcılığına başlanması deniz suyu sıcaklığının artışıyla ilişkilendirilmektedir. Yine gün balığı türü balıkların artık Marmara Denizi'nde de görülebilmesi, dağılımının Akdeniz'in güneyinden daha kuzeye çıkması, küresel ısınmasın etkileriyle açıklanmaktadır. Sıcağı seven arbacia lixula denilen bir tür deniz kestanesinin Kuzey Ege ve Marmara Denizi'nde yoğun olarak görülmeye başlanması, bu denizlerdeki faunal değişimin öncü işareti olarak değerlendirilmektedir.

Diğer yandan, Karadeniz'in Akdenizleşmesi süreci devam etmektedir. Karadeniz'de Akdenizleşmenin hızlanması ve bir çok yeni türün bu denize girmesi ve besin zincirini değiştirmesi önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşebilir.''

-KARADENİZ'DE BALIKÇILAR İŞSİZ KALABİLİR-

Raporda, yaşanan gelişmelerin ardından Karadeniz'deki av kompozisyonunun da değişeceği vurgulandı. Bu gelişmenin,''yüzyıllardır geleneksel hale gelmiş Karadeniz balıkçılığının değişime uğraması'' anlamına geldiğinin belirtildiği raporda, küresel ısınmanın etkisiyle Karadeniz'deki hidrojen sülfür tabakasının kalınlığının da değişebileceğine işaret edildi.

Raporda, ''Karadeniz'de özellikle soğuk mevsimlerde hamsilerin kuzeye yaptıkları göçler ya azalacak ya da duracaktır. Bu da ülkemize zarara ve birçok balıkçı ailesinin işsiz kalmasına yol açacaktır'' denildi.

Karı hedefleyen üretim anlayışının dünyayı ve insanlığı bir kaosa götürdüğünün de belirtildiği raporda, şu ifadeler kullanıldı:

''Mevcut üretim ilişkisiyle gezegenimizde tüm canlıların geleceği tehlike altına girmiştir. Küresel iklim değişikliği yaklaşık 200 yıllık sanayi devrimi ve bunu izleyen kapitalist üretim süreçlerinin bir sonucu olduğuna göre, bu süreçlerin yeniden değerlendirilmesi ve tüm canlılığın mutluluk ve refahına göre dizayn edilmesi gerekir. Aksi takdirde, suyu ısınan okyanuslar, denizler veya dünya değil, buna neden olan biz insanlar ve hiçbir suçu olmayan diğer canlılar olacaktır.''

:: 19 Mayıs 2007 Gökyüzünde Türk Bayrağı...

:: Bu ay fotoğrafında birşey fazla! :)


Altta göreceğiniz 9 adet gölge ISS'ye (Uluslararası Uzay İstasyonuna) ait...