29 Temmuz 2008 Salı

:: USGS (Amerikan Jeoloji Ajansı), InSAR sistemi...



InSAR (Interferometric Synthetic Aperature Radar
Satellite Radar Interferometry), yörüngedeki InSAR uyduları (ERS1, ERS2, JERS, IRS ve Radarsat) ile elde edilen radar verilerinin zaman eğrisi ile karşılaştırılarak 3 boyutlu modeller elde edilmesi prensibine dayalı...

Elde edilen bu 3-boyutlu modeller sayesinde, yeryüzünde gerçekleşen hareketler gözlemlenerek olası deprem ve volkan olayları tahmin edilebilir...

Yukarıdaki görüntü, Güney kızkardeş volkanı bölgesinden (Oregon/ABD) alınan Interferogram...

InSAR teknolojisinin yanında GPS'de kullanıldığında daha da yüksek çözünürlüklü haritalar elde edilebiliyor...

Aşağıda çok iyi bilinen bir Kaldera olan Yellowstone'un GPS istasyon haritası...


Kaynak: USGS

28 Temmuz 2008 Pazartesi

:: COROT Uydusu, Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde gezegen keşfetti...



2006 yılından beri gözlem yapan COROT uydusu yıldızların parlaklığındaki değişimi gözlemliyor...

Bir yıldızın yörüngesinde bir gezegen bulunuyorsa, gezegen yıldızın önünden geçerken parlaklığında bir azalmaya neden olur. Parlaklığındaki azalma oranı gezegenin büyüklüğünün bir ölçüsünü verir. Yıldızın türü ve büyüklüğü ise EMD spekturumundaki element bolluğu ve bağıl parlaklığından bulunabilir.
Bu metot gezegen araştırmalarında kullanılan metotlar arasındadır...

Yukarıdaki grafikde ışınım şiddetindeki değişim açıkca görülüyor (Şiddetteki negatif pikler...)
Bu pikler arasındaki mesafe gezegenin periyod bilgisi, kütle bilgilerinide vermekte...

Gezegen COROT-exo-4b olarak kayıtlara geçti...

Kaynak: ESA

:: Prominans gözlemleri...


30.000 km uzunluğundaki bu prominans görüntüsü "Alan Friedman" tarafından Buffalo, NY / ABD'den alınmış...

Kaynak: Spaceweather

26 Temmuz 2008 Cumartesi

:: Mobil telefonlar tehlikeli mi?

Fiziksel açıdan bakıldığında etki=tepki prensibi düşünüldüğünde herşeyin herşey üzerinde bir etkisi mevcuttur...

Peki, bu etki incelenen durum açısından çok küçük bir öneme mi sahip yoksa gerçekten önemli mi?
Yada çok küçük etkinin tanımı nedir?

Cep telefonları uzun süredir yaşamımızda, daha doğrusu GSM sistemleri (vericileri de) uzun süredir yayında....

Dünyada kullanılan cep telefonu sayısı 2005 yılında 2 Milyar civarındaydı, şuanki sayının daha da arttığını söylemek zor değil...
Bu kadar yayılmış bir sistemin insan sağlığına etkisi varsa (ki küçük yada büyük bir etki mutlaka mevcut) bu etkilerin ortaya çıkmaya başlayacağını sezgisel olarak öngörebilsek de etkinin ne olduğu konusunda ciddi araştırmalar yapılmaktadır...

GSM sistemleri Elektromanyetik spektrumun Mikrodalga bölümünde yer almaktadır....
Yukarıdaki resimde de görüleceği üzere radyodalgaları içerisinde en fazla enerji taşıyan elektromanyetik bölgeyi oluşturmaktadır.
Elektromanyetik Mikrodalganın canlıya etkisi ısı şeklinde oraya çıkmatadır.
Isıtma etkisinin kaynağı ise su molekülleri ile mikrodalganın rezonans oluşturmasıdır.
Bu rezonans su molekülünün bağ uzunluğundan kaynaklanmaktadır.
Su molekülü bağ uzunluğu ve mikrodalgaboyu birbirine yakın olduğundan elektromanyetik dalganın enerjisini maksimum oranda moleküle aktararak titreşime ve dolayısıyla ısıya neden olmaktadır.

İnsan vücudundaki su molekülü de bu durumdan bağımsız değildir!
Ancak etkinin cep telefonuna yakın bölgelerde ne miktarda olduğu önemlidir.
Öncelikle mikrodalganın birincil etkisi olan ISI etkisinin modellenmesi gerekmektedir.

Yukarıda, 1900 Mhz frekansında, 125 mW'lık bir güce sahip antenin insan kafasına olan etkisi görülmektedir.

Normalde güneşin ısıtıcı etkisi yüzeysel bir etki oluşturmaktadır. Ancak bir mikrodalga kaynağı gücüne göre vücudun iç bölgerini etkilemektedir. Kan dolaşımı yoluyla bu ısının tolere edilebileceği düşünülebilir. Bu durumun bile ististanaları mevcuttur; Gözdeki kornea tabakasının soğutucu bir mekanizması yoktur...

Katarakt ile cep telefonları arasında bir ilişki henüz kanıtlanmamış olsa da ilişki olabileceği görülmektedir.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde;
SAR değeri 100-140W/kg civarındaki bir kaynağın 2-3 saat içerisinde 41C dereceyi bulduğu gözlemlenmiş...


Yukarıdaki görüntüde, 1.1Ghz frekanslı ve 2.22mW gücündeki bir EMD'nin 50 dakika boyunca bir lense uygulandığında 39.5 C derece sıcaklığa yükseldiği gözlemlenmiş...
(Kabarcıklar sıcaklık nedeniyle ortaya çıkmış...)

Gözün dışında mikrodalgaların proteinleri etkileyebileceği düşünüldüğünde incelenen durumun karmaşıklığı daha da artmaktadır.

Mobil telefonların kanser etkisi yukarıdaki karmaşık mekanizmalar anlaşıldığında ortaya koyulabilecektir.
Çünkü ısı etkisi iyonize edici bir bölgede olmadığından birincil etkilerin kanser oluşturma olasılığının düşük olduğu söylenebilir. Ancak ikincil etkiler için ( Protein yapısı, reseptörler, ....) aynı şeyi söylemek doğru olmayacaktır...

Ayrıca mikrodalgaların uyku üzerine etkileri de gözlemlenmiş...
Çalışmalarda uyku düzeni ve kalitesini etkileyen bulgulara rastlanmış...

Sonuç olarak cep telefonlarının etkisinin olduğu kesin ancak etkinin ne düzeyde olduğu o kadar da kesin değildir...

Ayrıca GSM şebekelerinin yanında kablosuz ağ standartaları da mikrodalga bölgesini kullanmaktadır...

Cep telefonu kullanıcılarının yapabileceği ilk şey, deneylerde de görüldüğü gibi konuşma süresinin azaltılmasıdır...

Kulaklık kullanmakta bir önlemdir. Ancak kulaklığın kablosuz olmaması ve cep telefonu üreticisine ait olması önemlidir. (Yapılan çalışmalarda kablolu kulaklıkların kablo uzunluğunun belirli bir değerde olması durumunda, kablonun anten görevi görerek, etkiyi arttırabilmektedir.)

Cep telefonunu tasarımcının öngördüğü şekilde yani en rahat biçimde kullanmak önemlidir. Tasarımcı SAR değerlerini normal kullanıma göre hesaplmakta ve anteni bu duruma göre tasarlamaktadır.

Konuşma aralarında diğer kulağıda kullanmak da bir önlem olabilir.(süre yine de uzun tutulmamalıdır...).

Yolda iken cep telefonu "Hand Over" yaparak diğer istasyonlara geçiş yapacağından telefonun harcadığı güç artacaktır. Bu yüzden yolda kullanmak etkiyi arttıracaktır...

Cep telefonu aranma ve arama durumunda en fazla gücü harcayacaktır. Bu güç toplam gücün yanında çok yüksek olmasa da aceleci olmamak yararlı olabilir.

Ayrıca cep telefonunuz elden geldikçe vücuttan uzak tutulmalıdır...

Uyurken kapalı veya uzak bir konumda tutulmalıdır...

Evde kullanılan kablosuz modemler elden geldikçe uzakta tutulmalıdır. (Modemi yatak odanıza koymak parlak bir fikir olmayabilir.)

Cep telefonları konusudaki zararlar ve yararların! uzun vadede çıkacağı düşünülmektedir. O yüzden elden geldikçe temkinli olmakta fayda var...

Gözün dışında mikrodalgaların proteinleri etkileyebileceği düşünüldüğünde incelenen durumun karmaşıklığı daha da artmaktadır.

Mobil telefonların kanser etkisi yıkarıdaki karmaşık mekanizmalar anlaşıldığında ortaya koyulabilecektir. Çünkü ısı etkisi iyonize edici bir bölgede olmadığından birincil etkilerin kanser oluşturmadığı söyelenebilir. Ancak ikincil etkiler için ( Protein yapısı, reseptörler, ....) aynı şeyi söylemek doğru olmayacaktır...

Ayrıca mikrodalgaların uyku üzerine etkileri de gözlemlenmiş...

Çalışmalarda uyku düzeni ve kalitesini etkileyen bulgulara rastlanmış...

Sonuç olarak cep telefonlarının etkisinin olduğu kesin ancak etkinin ne düzeyde olduğu o kadar da kesin değildir...

Ayrıca GSM şebekelerinin yanında kablosuz ağ standartaları da mikrodalga bölgesini kullanmaktadır...

Cep telefonu kullanıcılarının yapabileceği ilk şey, deneylerde de görüldüğü gibi konuşma süresinin azaltılmasıdır...

Kulaklık kullanmakta bir önlemdir. Ancak kulaklığın kablosuz olmaması ve cep telefonu üreticisine ait olması önemlidir. (Yapılan çalışmalarda kablolu kulaklıkların kablo uzunluğunun belirli bir değerde olması durumunda, kablonun anten görevi görerek, etkiyi arttırabilmektedir.)

Cep telefonunu tasarımcının öngördüğü şekilde yani en rahat biçimde kullanmak önemlidir. Tasarımcı SAR değerlerini normal kullanıma göre hesaplmakta ve anteni bu duruma göre tasarlamaktadır.

SAR değerleri üretciler tarafından duyurmaktdır. SAR değeri düşük bir telefon almakta önemli olabilir. (Amerikan Federal Haberleşme bölümünün web sitesinde de incelenebilir.)

Konuşma aralarında diğer kulağıda kullanmak da bir önlem olabilir (süre yine de uzun tutulmamalıdır...)

Yolda iken cep telefonu Hand Over yaparak diğer istasyonlara geçiş yapacağından telefonun harcadığı güç artacaktır. Bu yüzden yolda kullanmak etkiyi arttıracaktır...

Cep telefonu aranma ve arama durumunda en fazla gücü harcayacaktır. Bu güç toplam gücün yanında çok yüksek olmasa da aceleci olmamak yararlı olabilir.

Ayrıca cep telefonunuz elden geldikçe vücuttan uzak tutulmalı...

Uyurken kapalı veya uzak bir konumda tutulmalıdır...

Evde kullanılan kablosuz modemler elden geldikçe uzakta tutulmalıdır. (Modemi yatak odanıza koymak parlak bir fikir olmayabilir.)

Cep telefonları konusudaki zararlar ve yararların! uzun vadede çıkacağı düşünülmektedir. O yüzden elden geldikçe temkinli olmakta fayda var...

INOSCI Lab

25 Temmuz 2008 Cuma

:: THEMIS Uyduları, Kuzey ışıkları ile üst atmosferdeki manyetik fırtınalar arasındaki ilişkiyi keşfetti... NASA...


Kuzey ışıkları olarak bilinen (Aurora Boralis) olayının kaynağının kabaca, güneş'den yayılan yüklü parçacıklar ve dünyanın manyetik alanı arasındaki etkileşme olduğunu biliyoruz...

NASA'nın THEMIS uydu dizgesi Kuzey ışıklarının üst atmoferdeki manyetik çalkantıyı nasıl etkilediğini gözlemledi...

Alınan verilerde Dünyanın manyetik alanı ve parçacıkların elektrik alanlarının oluşturduğu enerji boşalmalarının üst atmosferde manyetik fırtınaları nasıl oluşturduğu gözlemlendi...

Gözlemler, Alaska ve Kanadadaki 20 ayrı yer gözlemevi ile de desteklendi...

Konu ile ilgili makale, 24 Temmuz Science Express'de yayınlandı ( 14 Ağustos'da Science dergisinde yayınlanacak.)...

Animasyonlar; Animasyon 1 Animasyon 2

Not: Çoğu haber kaynağı, "NASA'nın Aurora'ların sırrını çözdü" şeklinde yayınlamış. Sırrı çözülen Auroralar değil! Auroralar ile Atmosferdeki manyetik fırtınalar (yani ikincil etkileşmeler!)
Bu fırtınlar, Yüksek enlemlerdeki enerji nakil hatları, elektronik haberleşme ve elektrik/elektronik donanımları için çok önemli...

Kaynak: NASA

:: NLCs gözlemleri...

(Video için fotoğrafın üzerini tıklayınız...)
Görüntü "Derick Rethans" tarafından, Skien / Norveç'den alınmış...

Kaynak: Spaceweather

:: nasaimages.org sitesi yayında...