3 Şubat 2011 Perşembe

:: Pawan Sinha ile Beyinlerin görmeyi öğrenmesi üzerine...

:: Benoit Mandelbrot: Fraktallar ve pürüz sanatı...

:: Dan Pink ile şaşırtıcı motivasyon bilimi üzerine...

29 Ocak 2011 Cumartesi

:: NASA'nın Hubble Uzay Aracı, Görülebilir Evrenin en uzak (en eski) galaksilerinden birisini buldu... NASA



Astronomlar, NASA'nın Hubble Uzay Teleskopunun sınırlarını zorlayarak, Görünen (Optik) Evrenin en uzak galaksilerinden birisini buldu...

(Burada optik dememizin sebebi, Hubble Uzay Teleskopunun görünür elektromanyetik bölgeyi görmemizi sağlamasından kaynaklıdır...)

Bulunan objenin uzaklığı 13.2 Milyar yıl, Bunun diğer bir anlamı objenin 13.2 Milyar yıl yaşında olduğu, çünkü objenin yaydığı ışığın bize (Hubble'a) ulaşma hızı ışık hızı olması nedeniyle ve ışık hızının sabit olması, geçen sürenin eşit olması nedeniyle yaş=uzaklık eşitliği yapabiliyoruz (Özel Rölativite Teorisi).

Evrenin yaşının 13.7 Milyar yıl olduğu düşünülürse, bu en ilkel galaksilerden biridir diyebiliriz.

Bu obje/galaksi Samanyolu Galaksiminizden yüz kat daha küçük.

Yukarıdaki görüntü; Hubble'ın Geniş Alan Kamerası 3 tarafından, Ultra Derin Alan 2009-2010 kataloglanmış.

Galaksinin görünümü spiral'a benzemekte. İçeriği ise henüz tam olarak bilinmiyor.



Galaksi katalog ismi: UDFj-39546284

Galaksinin Uzaklığının hesabı ise doppler kayması ile gerçekleştiriliyor. Bu yöntemde Objeden ulaşan ışığın içerisinde bir elementin (En bilindik ve bulunan Hidrojen)
spektrum imzası aranır, Bu kuantum eneji seviyesi (Baş kuantum sayısı) sevilerindeki farkların her bir element için sabit olmasından dolayı (temelde ince yapı sabitine bağlıdır) tayf yerel bir gözlemciye göre olan kaymanın miktarına göre kırmızıya kayma miktarından bizden uzaklaşma hızı ve uzaklığı hakkında bilgi edinebiliyoruz. Edwin Hubble, Kırmızıya kayma ile uzaklık arasında gözlemleri sonucunda bir orantı olduğunu bulmuştur (Hubble Sabiti...)

Kaynak: NASA

23 Ocak 2011 Pazar

:: Stephen Wolfram: Her Şey Teorisini Hesaplamak

15 Ocak 2011 Cumartesi

:: NASA Araştırmacıları, 2010'un kayıt altındaki en sıcak yıl olduğunu duyurdu...




Washington -- NASA Goddard Uzay Eğitimi Enstitüsü (GISS) araştırmacıları, 2005- 2010 yılları arasındaki Küresel Yüzey Sıcaklıklarının, kayıt altındaki en sıcak tarih aralığı olduğunu duyurdu.

1880 yılından günümüze ulaşan Enstitü kayıtları dikkate alınarak oluşturulan sıcaklık modellerinde sıcaklığın hızla arttığı (1951 - 1980 yılları arasında 1,34F) görülmekte ve Sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu arttıkça sıcaklığında artacağı rahatlıkla öngörülebilmekte.

Modellerde yüzey sıcaklıkları dikkate alınmak ile birlikte okyanuslardaki etkisi El Niño-La Niña tropik döngüsündeki değişim ile de anlaşılabilmekte. El Niño-La Niña döngüsü de Pasifik okyanusu yüzey sıcaklığı ile doğrudan ilişkili...

Modellerin diğer bir kısmı ise Arktil Buz hareketleri, atmosfer sıcaklığını da içermekte. Arktik buz durumu ile son iki kış mevsiminin sert geçmesi arasında kaotik bir ilişki olduğu düşünülüyor.

Buzulların erimesi havanın soğumasına neden olmakta...

Daha fazla bilgi için;

http://www.nasa.gov/pdf/509796main_GISS_annual_temperature_anomalies_running.pdf

http://data.giss.nasa.gov/gistemp/

http://climate.nasa.gov/warmingworld/

http://svs.gsfc.nasa.gov/vis/a000000/a003600/a003674/index.html

12 Ocak 2011 Çarşamba

:: NASA'nın Fermi Uzay Aracı, Yıldırımların Uzaya Antiparçacık yaydığını yakaladı...


NASA'nın Fermi, Gama Işın Teleskopunun, Fırtınaların üstündeki atmosferde Antimadde demetleri oluştuğunu gözlemledi...

Dünya tabanlı Gama-Işın patlamalarının da (TGF - Terrestrial Gamma-ray flash) antiparçacık oluşturacağını öngörülebilmekteydi. Bu ışınım patlamalarının yıldırım ve şimşek gibi atmosferik olaylar ile ilişkili olabileceğini öngörmekte hiç de zor değildi.



Ancak Huntsville, Alabama, ABD'deki Alabama Üniversitesi araştırmacıları, Fermi'nin Gama-Işın Patlama Monitorü (GBM) ile bu Pazartesi bu olguyu açıkca doğruladılar...

Gözlem; 14 Aralık 2009 tarihinde Fermi Uzay aracı Mısır'ın üzerindeyken, 4480km ötedeki Zambiya'da meydana fırtınadaki elektriksel aktivite sonucunda oluşan pozitronların Dünya manyetik alanında sürüklenerek, Fermi Dedektörü tarafından yakalanmasıyla ortaya çıktı.

Bu yakalanma süresinin, elektriksel aktiviteden 23 milisaniye sonra olduğu tespit edildi.

Tespit Ferminin dedektöründeki elektronlar ile yakalanan protonların etkileşmesi ile ortaya çıkan Gama ışınları ile gözlemlendi...

Böylelikle Dünyamızdaki kaynaklardan da Antiparçacığın doğal olarak oluştuğu ortaya çıktı...

(Konu ile ilgili bkz: Çift oluşumu)

Kaynak: NASA